(Source: dorukuas, via ahegleniyor)

DirenLise: BİZ KİMİZ?

Forumlarda, tribünlerde, stadlarda, konserlerde ve üniversitelerde devam eden direniş liselerde de sürecek. Antidemokratik uygulamalara, paralı eğitime, siyaset yasağına #direnlise !

4+4+4’le gelen anti-demokratik uygulamalara karşı çıkıyoruz, başarımızı ölçemeyen rekabet ortamı yaratan elemeci sınavları istemiyoruz. 

Gezi ruhunu liselerimize taşımak için tüm liseli arkadaşlarımızı mücadelemize çağırıyoruz.

(Source: siprink, via bagirmalanmilletinicinde)

(via tmirayk)

ETHEM’İN KATİLİ ÜNİVERSİTELERE GİREMEZ***Üniversitelere polisi sokacağını açıklayan, şiddete karşı şiddetle karşılık vereceğini söyleyen başbakana cevabımızı yayınlıyoruz.***Başbakan Erdoğan, Bingöl’de katıldığı iftar yemeği sonrası yaptığı konuşmada üniversitelere polisin gireceğinden, hiçbir öğrenciyi hayati tehdit altında görmek istemediğinden bahsediyor ve “Molotofkokteyliyle, palayla dolaşan bir gençlik biz arzu etmiyoruz” diyor.İnan ki biz de arzu etmiyoruz başbakan; ama o eli palalı insanlar senin devletinin polisleriyle kol kola hayati tehlike altında görmek istemediğin gençlere saldırdı. Videolar ve fotoğraflarlar her tarafta geziyor. Açıklama yapmadan önce biraz dersine çalış başbakan. Böyle hiç tutarlı olmuyorsun.-Polisin hedefi direnen gençlikBaşbakan: “Devlet üniversitelerinde çok kısa zamanda; özel güvenlik değil, devletin kendi güvenlik güçlerini görevlendireceğiz.” diyor. Özel Güvenliğe çok bayıldığımızdan değil ama özellikle üniversitelerde polisin hedefindekiler belli; haklarını arayan, direnen ve sorgulayan gençler. Başbakanın unuttuğu bir şey var; Gezi direnişinde özellikle polislere karşı mücadeleyi büyüten üniversite gençliğidir. Gezi Parkı başta olmak üzere tüm ülkede polisin karşısında pes etmeyen gençlik, üniversitelere de polisi sokmayacaktır.-Halk artık gençlerden umutluTüm dünya ve Türkiye toplumu gençliğin tam da bu halini istiyor. Şimdi herkes gençlerden umutlu. Bunun en iyi kanıtı ise önceden “sen karışma evladım” diyen annelerin şimdi eylemlere gelip kendilerini çocuklarına siper etmeleri. Çocuklarıyla birlikte omuz omuza direnen, mücadele yürüten annelerimiz var artık. Eğer biz bunu başardıysak, bu halkın umudu var demektir.YÖK’ün kalıbına girmiş, susan gençlik yok şimdi. Direnişin devamlılığını sağlayan forumlarda artık gençler kendi sözlerini söylüyor, kendi kararlarını alıyor ve istediği hayat için mücadele ediyor. Forumlarda söz kullanan üniversite gençliği önceden çok apolitik olduğunu şimdi ise siyaset yapmak istediğini vurguluyor. Artık gençler çevrelerine karşı duyarlı, artık gençler gündemi takip ediyor ve gerçekten direniyor.Gençlerin savunduğu belli görüşleri olmasa da, konuşmak istiyor. Çünkü gençlerin ortaklaştığı en büyük nokta AKP’nin baskılarına karşı sesini yükseltmek, direnmek.Özellikle Gezi Parkı ile de başta gençler olmak üzere halk polisin gerçek yüzünü iyice gördü. Bir sürü kişinin “Artık evime hırsız girse dahi polisi çağırmam.” lafı bunun en somut örneğidir. Başbakanın üniversitelere polisi sokmak istemesinin en temel sebebi Gezi direnişiyle ayaklanan, sesini yükselten gençlerden korkmasıdır ve bu korkusunda da haklıdır.Üniversiteler birer bilim yuvası ve oralarda geleceğin bilim insanları, öğretmenleri, doktorları, yani toplumun temel taşları yetişiyor. Senin üniversitelere sokmak istediğin kişiler ise birer katil. Katillerin bilim yuvalarında işi ne?-Kendi tuzağına kendin düşüyorsunGençlerin zarar görmesini istemiyorsun. Ama 19 yaşında üniversite öğrencisi Ali’yi senin koruduğun eli sopalılar işkenceyle öldürmedi mi? Ethem’i ve gencecik fidanları senin polisin vurmadı mı? Onlarca genç saldırılar sonucu gözünü kaybetmedi mi? Eli palalı dediğin senin gençlik kollarının üyeleri değil mi?Bırak artık bu komplocu tavırlarını. Bu şekilde sürekli kendi tuzağına kendin düşüyorsun. İlk önce Taksim Dayanışma üyelerini kendi parklarına girmek istedikleri için gözaltına aldın. Gerekçe bulamadığın için serbest bırakmak zorunda kaldın. Çünkü sen faşizminin dozunu arttırdıkça halk da direncini arttırıyor, senin ve şiddetinin karşısında geri adım atmıyor ve en sonunda pes eden yine sen oluyorsun.-Senin ne istediğini biz de anlamadıkBu güne kadar biz YÖK’e karşı mücadele yürüten gençler yıllarca sesimizi yükseltiyoruz, ellerimizde dosyalarımızla söz hakkı istiyoruz. Ama başbakan çıkıp: “Herkes bilgisiyle, düşüncesiyle, bilgisayarıyla dolaşsın, ne yapacaksa bununla yapsın. Kimsenin kimseye şiddet uygulamaya hakkı yoktur.” diyor. Üstelik elinde bilgisayarla dolaşan gençler sosyal medyadaki mesajlarından ötürü yine gözaltına alınıyor. Senin ne istediğini biz de anlamadık başbakan. GENÇ-DER

ETHEM’İN KATİLİ ÜNİVERSİTELERE GİREMEZ

***Üniversitelere polisi sokacağını açıklayan, şiddete karşı şiddetle karşılık vereceğini söyleyen başbakana cevabımızı yayınlıyoruz.***


Başbakan Erdoğan, Bingöl’de katıldığı iftar yemeği sonrası yaptığı konuşmada üniversitelere polisin gireceğinden, hiçbir öğrenciyi hayati tehdit altında görmek istemediğinden bahsediyor ve “Molotofkokteyliyle, palayla dolaşan bir gençlik biz arzu etmiyoruz” diyor.

İnan ki biz de arzu etmiyoruz başbakan; ama o eli palalı insanlar senin devletinin polisleriyle kol kola hayati tehlike altında görmek istemediğin gençlere saldırdı. Videolar ve fotoğraflarlar her tarafta geziyor. Açıklama yapmadan önce biraz dersine çalış başbakan. Böyle hiç tutarlı olmuyorsun.

-Polisin hedefi direnen gençlik
Başbakan: “Devlet üniversitelerinde çok kısa zamanda; özel güvenlik değil, devletin kendi güvenlik güçlerini görevlendireceğiz.” diyor. Özel Güvenliğe çok bayıldığımızdan değil ama özellikle üniversitelerde polisin hedefindekiler belli; haklarını arayan, direnen ve sorgulayan gençler. Başbakanın unuttuğu bir şey var; Gezi direnişinde özellikle polislere karşı mücadeleyi büyüten üniversite gençliğidir. Gezi Parkı başta olmak üzere tüm ülkede polisin karşısında pes etmeyen gençlik, üniversitelere de polisi sokmayacaktır.

-Halk artık gençlerden umutlu
Tüm dünya ve Türkiye toplumu gençliğin tam da bu halini istiyor. Şimdi herkes gençlerden umutlu. Bunun en iyi kanıtı ise önceden “sen karışma evladım” diyen annelerin şimdi eylemlere gelip kendilerini çocuklarına siper etmeleri. Çocuklarıyla birlikte omuz omuza direnen, mücadele yürüten annelerimiz var artık. Eğer biz bunu başardıysak, bu halkın umudu var demektir.

YÖK’ün kalıbına girmiş, susan gençlik yok şimdi. Direnişin devamlılığını sağlayan forumlarda artık gençler kendi sözlerini söylüyor, kendi kararlarını alıyor ve istediği hayat için mücadele ediyor. Forumlarda söz kullanan üniversite gençliği önceden çok apolitik olduğunu şimdi ise siyaset yapmak istediğini vurguluyor. Artık gençler çevrelerine karşı duyarlı, artık gençler gündemi takip ediyor ve gerçekten direniyor.

Gençlerin savunduğu belli görüşleri olmasa da, konuşmak istiyor. Çünkü gençlerin ortaklaştığı en büyük nokta AKP’nin baskılarına karşı sesini yükseltmek, direnmek.

Özellikle Gezi Parkı ile de başta gençler olmak üzere halk polisin gerçek yüzünü iyice gördü. Bir sürü kişinin “Artık evime hırsız girse dahi polisi çağırmam.” lafı bunun en somut örneğidir. Başbakanın üniversitelere polisi sokmak istemesinin en temel sebebi Gezi direnişiyle ayaklanan, sesini yükselten gençlerden korkmasıdır ve bu korkusunda da haklıdır.

Üniversiteler birer bilim yuvası ve oralarda geleceğin bilim insanları, öğretmenleri, doktorları, yani toplumun temel taşları yetişiyor. Senin üniversitelere sokmak istediğin kişiler ise birer katil. Katillerin bilim yuvalarında işi ne?

-Kendi tuzağına kendin düşüyorsun
Gençlerin zarar görmesini istemiyorsun. Ama 19 yaşında üniversite öğrencisi Ali’yi senin koruduğun eli sopalılar işkenceyle öldürmedi mi? Ethem’i ve gencecik fidanları senin polisin vurmadı mı? Onlarca genç saldırılar sonucu gözünü kaybetmedi mi? Eli palalı dediğin senin gençlik kollarının üyeleri değil mi?

Bırak artık bu komplocu tavırlarını. Bu şekilde sürekli kendi tuzağına kendin düşüyorsun. İlk önce Taksim Dayanışma üyelerini kendi parklarına girmek istedikleri için gözaltına aldın. Gerekçe bulamadığın için serbest bırakmak zorunda kaldın. Çünkü sen faşizminin dozunu arttırdıkça halk da direncini arttırıyor, senin ve şiddetinin karşısında geri adım atmıyor ve en sonunda pes eden yine sen oluyorsun.

-Senin ne istediğini biz de anlamadık
Bu güne kadar biz YÖK’e karşı mücadele yürüten gençler yıllarca sesimizi yükseltiyoruz, ellerimizde dosyalarımızla söz hakkı istiyoruz. Ama başbakan çıkıp: “Herkes bilgisiyle, düşüncesiyle, bilgisayarıyla dolaşsın, ne yapacaksa bununla yapsın. Kimsenin kimseye şiddet uygulamaya hakkı yoktur.” diyor. Üstelik elinde bilgisayarla dolaşan gençler sosyal medyadaki mesajlarından ötürü yine gözaltına alınıyor. Senin ne istediğini biz de anlamadık başbakan. 

GENÇ-DER

(Source: onurokumus, via pessevmeyen)

(via inmy-darkest-hour)

edsheerantshirt:

GURUR TABLOSU BU İŞTE.

(Source: otisakaman, via beybiteyze)

bindusunbiryaz:

İhsan Varol’dan medyaya güzel ayar…
Bloomberg Kelime Oyunu yarişmasinda sorulan kelimelerin yanitlari:
“sansür, basın, twitter, hukuk, gözalti, merhamet, çekilmek, orantısız güç, biber gazı, tazyikli su”

(via yemekparayemek)

vattafakizgoyinon:

sosyalkedi:

AHAHA.

Bu adam mükemmel!

vattafakizgoyinon:

sosyalkedi:

AHAHA.

Bu adam mükemmel!

(via hayatcokrerero)

occupygezipics:

View from the Ataturk Cultural Center rooftop on Sunday.

occupygezipics:

View from the Ataturk Cultural Center rooftop on Sunday.

(via beybiteyze)

manyetikbant:

Taksim ve çevresinden duvar yazıları ve pankartlar. / Graffiti and banners from Taksim and surroundings. 

More photos here.

(via karavaninpusulasi)